11 Haziran 2021 In Yüksek Mahkeme Kararları

BURUN BOŞLUĞUNDA UNUTULAN/BIRAKILAN TAMPON SONUCU HEKİMİN SORUMLULUĞU

 

T.C.

YARGITAY 12.CEZA DAİRESİ

2016/469

2016/6671

19.4.2016

DAVA : Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine dair hüküm, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Eskişehir Devlet Hastanesi’nde KBB uzmanı olarak görev yapan sanık Opr. Dr. …’ın çift taraf fonksiyonel endoskopik sinüs ameliyatı yaptığı 1.1.1997 doğumlu …’nın sağ burun boşluğunda ameliyat esnasında kanamayı durdurmak için kullanılan gazlı bez(tampon) parçasını unutmak/ameliyat sonrası çıkarmamak suretiyle adı geçenin yaralanmasına neden olduğunun iddia edildiği olayda, doğru endikasyon konularak yapıldığı bildirilen operasyon sırasında mağdur küçüğün sol burun boşluğunda bulunduğu ve çıkarıldığı bildirilen gazlı bez(tampon) parçasının ameliyat sırasında unutulduğu ya da kullanılması zorunlu iken ameliyat sonrası kontrolde alınması gerekmesine rağmen alınmadığı hususlarında bir açıklık yok ise de, söz konusu tamponun mağdur küçüğün burun boşluğunda bulunuyor olmasının operasyon ya da kontroldeki tıbbi işlem eksikliğinden kaynaklanmasına, bu eksikliğin operasyon ya da kontrolün istenmeyen sonucu olduğu hususunda şüphe bulunmamasına ve sanığın ancak ameliyat sonrası kontrolleri gereği gibi yapmadığı tespit edildiğinde sorumluluğu cihetine gidilebilecek olmasına göre; sanığın aşamalardaki “fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sonrasında tamponlar üçüncü günde alınmaktadır. Normal yetişkinlerde tampon alındıktan sonra, burun boşluğuna aspire edilerek endoskopla kontrol edilir. Çocuklarda ise tampon alma acı verdiği için ve endoskopik muayeneye uyumlu olmadığından, yani çok acı verici bir işlemden sonra, rahat durmayacağı ve hareket edeceği düşünülerek, çocuğa zarar vermemek için ameliyattan on gün sonra müracaat etmesi söylenmiştir. Ancak, yukarda söylediğim gibi, çocuk hasta on gün sonra kontrole gelmemiştir.” şeklindeki savunmasının, 4483 Sayılı Kanun gereği yürütülen ön inceleme sırasında ifadesine başvurulan katılan …’nın “taburcu olduğumuz gün, 3-4 gün sonra gelin tamponları alalım dedi, biz tamponları aldırmaya gittik, doktor bey bizi 10 gün sonra Kızılay’a(devlet hastanesi ile anlaşma gereği sanık Kızılay sağlık biriminde de çalışmaktadır.) kontrole çağırdı, fakat gitmedik” şeklindeki ifadesi ve mağdur küçüğün duruşmada alınan

“doktordan çıkıp eve gittiğimizde annem doktorun on gün sonra tekrar kontrol için çağırdığını söyledi,” şeklindeki ifadesi ile teyit edildiği nazara alınarak katılanların mağdur küçüğü son ve ayrıntılı kontrol muayenesine götürmemeleri sebebiyle sanığın ihmal ya da kusur teşkil eden eyleminden bahsedilemeyeceğinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli kanıt bulunmadığının anlaşılması sebebiyle kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş, bu sebeple tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

SONUÇ : Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekillerinin, sanığın atılı suçu işlediğine ve hükmün gerekçesiz olduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle, beraate dair hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Leave a Reply